“insanlar yaşam tarzı satın almak istiyor”
arsaVev yönetim kurulu başkanı bülent öztürk “bu durum aslında sektörün doğal bir dengelenme sürecinden geçmesinin sonucu. son yıllarda gayrimenkul piyasasında yaşadığımız hızlı fiyat artışları, özellikle pandemi dönemiyle birlikte arzın daralıp talebin bir anda yükselmesiyle oluştu. ancak bu yükseliş, ekonominin genel dinamiklerinden bir noktada ayrıştı. kredi oranlarının oldukça yüksek, finansmana erişimin güç olması da bu noktaya getirdi. yüksek faiz ortamında alıcılar daha seçici davranıyor; bu da talebin niteliğini değiştiriyor. marka konutların değer kazanmaya devam etmesinin nedeni ise günümüzde insanlar sadece bir ev değil, bir yaşam tarzı satın almak istemesinden kaynaklı. güvenli, depreme dayanıklı, sosyal donatılarla zenginleştirilmiş projeler tercih ediyor.” dedi.
“sosyal konutlar fiyatlara denge getirir”
500 bin sosyal konut projesini değerlendiren öztürk, “sosyal konut projelerinin konut fiyatlarını kısa vadede düşürmeyeceğini ancak orta ve uzun vadede belirli bölgeler ve konut tipleri için piyasayı dengeleyeceğini düşünüyorum. sosyal konut projeleri düşük gelir grubunda, konut sahibi olamayan vatandaşlarımızın barınma ihtiyacını karşılamak için yapılmaktadır. dolayısıyla markalı veya orta-üst segment konutların fiyatını aşağı çekmesini beklenemez.” açıklamasını yaptı.
özel şirketler kiralık konut inşa eder mi?
öztürk, “inşaat sektörünün sosyal kiralık konut üretiminde şimdiye kadar aktif rol almamasının temel nedeni ekonomik modelin net olmamasıydı. şimdi hükümetin bu konuda bir çerçeve çizmesi yani teşvik, arsa tahsisi, vergi avantajı gibi düzenlemeler getirmesi ile inşaat sektörü ‘biz de varız’ demeye başladı. sürdürülebilir bir model ile de bu desteğin devam edebileceğini düşünüyorum.” dedi.
“kiralarda düşüş beklemek gerçekçi değil”
göçmenlerin gitmesiyle birlikte kiralarda düşüş yaşanacağını dile getiren kişilere yönelik olarak öztürk, “kiralarda sert bir düşüş beklemek gerçekçi değil. suriyelilerin, rusların veya yabancıların bir kısmının gitmesi, toplam kiralık talebin küçük bir bölümünü etkiler. asıl sorunumuz, arzın yetersizliği. yeni konut üretimi yeterli değil, mevcut kiralık stoklarımız eski ve az. hane halkı sayımız düşüyor ve zaten yetersiz olan stokumuza karşı ilave stok ihtiyacımız var iken gerekli üretimi de yapamıyoruz. bu nedenle talepte bir miktar düşüş olsa da kira fiyatlarını çok da etkilemiyor. kısacası, kiralar kısa vadede düşmez; ancak arzın yükselmesiyle yavaş yavaş dengeye oturabilir.” sözlerini söyledi.
istanbul’da fiyat doyumuna ulaşmış semtler nereler?
öztürk, “istanbul’da bazı bölgelerde gerçekten fiyat doygunluğu yaşanıyor. özellikle beşiktaş’ın bazı semtleri, nişantaşı, kadıköy’ün merkezi noktaları, ataşehir’in belirli kısımları ve sarıyer’in markalı proje yoğun bölgeleri artık yatırım değeri açısından tepe noktasına ulaştı. bu bölgelerde alım maliyeti çok yüksek, orta vadeli getirisi düşük. buna karşılık, metro ve ulaşım hatlarıyla erişimi artan ama henüz markalaşmamış bölgeler örneğin başakşehir’in kuzeyi, çekmeköy’ün çevresi, sancaktepe’nin bazı mahalleleri, arnavutköy hattı ve tuzla-pendik aksı orta vadede daha kârlı fırsatlar sunuyor. ulaşımı iyi olup fiyatı hâlâ düşük olan bölgeleri ise sadece ulaşımla değerlendirmemek gerekmektedir. bölgenin nüfus profili, sosyal olanakları, çevresinde planlanan projeler de değer artışı konusunda çok önemli.” değerlendirmesini yaptı.





